ağu, avu
1. is. Zehir (Trabzon, Rize, Gire-sun, Ordu), AKÇ 161
(Akçaabat); avu “ze-hir” S 569; ağu G 17, MS 33; ağvi
(Yusuf-eli); avu OYA 334 (Ordu)
Karadeniz’de daha çok zehirli, yenilmemesi gereken ot ve
bitkiler için kullanılır.
Erzurum’da Erzurum’da ağo EA 17, “ze-hir” SD 131
Anadolu’da ağı “zehir” (Safranbolu, Zon-guldak,
Gerede, Turhal)
Modern Türkçe ağı, ağu “organizmaya girince kimyasal
etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı
öldürebilen madde” TDK 34, İZE 14.
Osmanlıca ağı LL 18,
2. bot. Orman gülü, komar bitkisi: ağu (Görele); avu
(Giresun Yağlıdere), ÇK 551; a:u “depesỊnde çiçeẹ var a:u
derύk” BR 134 (Vakfıkebir Geyikli)
Anadolu’da avu “ormanlarda ekseriya taşlı yerlerde
bulunan ve kış yaz yeşil kalan ağılı bir bitki” SD 131
(Zonguldak)
Modern Türkçe ağı ağacı “zakkum” TDK 34
Osmanlıca ağı ağacı “Evvelki derecede yâbis ve
kattâldır. Adamı ve hayvanı öldü-rür. Yaprağını pişirip münasip
merhemle ka-tı şeylere vursalar tahlil edip eritir ve
yapra-ğının suyunu alıp uyuza sürseler defeder” LL 18
3. bot. Zehirli bir mantar adı (Ünye Yağ-basan,
Kaynarpınar)
4. bot. Zehirli bir bitki adı. Köy civarında bulunan kara
ağu ve yaylada yetişen sarı ağu adlı iki çeşidi bulunmaktadır
(Ünye Kay-narpınar, Yağbasan)
<
Eski ve geniş bir coğrafyada, yaygın ola-rak kullanılan Türkçe
kökenli bir kelimedir: Uygurca ağuluğ; Budist Uygur Türklerinde
ağuluğ yılan (zehirli yılan), Harzemşah, Türkmen, Kıpçak ağu,
Çağatay ağuluk, Çu-vaş akuluğ yol (zehirli yol) CL 86
Karadeniz’de köy adı olarak:
·
Ordu ili Ağudere köyü (Lat (DMS) 41° 0' 0N Long
(DMS) 37° 17' 60E Altitude (meters) 548 m)
<
Türkçe Ağu + dere
ağu etmek
dey. Zehir olmak, tadsızlaş-mak, acılaşmak (Trabzon, Rize), “Felek
ağu etti bizim balları/ İnsan rahat bulmaz, şimdi elmemiş”
RŞ 22 (Çayeli)
ağu gibi kesmek
dey. Yenilen veya içilen bir şeyin tadının çok acı, ekşi veya
tuzlu olması (Trabzon), AKÇ 161
ağulamak
f. Zehirlemek (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize); aulamak “oran[ı]n
oti koyı°-n[ı] aular” BR 3/40 (Of Vuydak); ağulanmak “zehirlenmek”
G 18 (İkizdere)
Anadolu’da ağulamak DS 114, İZE 14
ağuluk
is. Çalılık, komarlık ÇK 551 (Ordu, Giresun, Şalpazarı) Bk. Ağu
ağusunu dökmek
dey. İçini boşaltmak, derdini anlatıp rahatlamak (Trabzon,
Rize), RK 68
Ağulopo
coğ. Mevki adı TS 35 (Tonya)
Zehirli yer(cik)/Komar bitkisinin bol bulun-duğu yer < Türkçe
ağu + Trabzon Rumcası -opo “cık, cuk” küçültme ekinin
birleşme-siyle mevki anlamı kazanmıştır
Tonya’da benzer kullanıma bir örnek barharopo “yaylacık”
< barhar/parhar “yay-la” + -opo küçültme eki
Ağulot, Avulot, Aulot
coğ. Trabzon Köp-rübaşı ilçesinde mevki adı; Ağulot hanları
Burası günümüzde de yaylaya giden ve yayladan dönen
hayvanlar için mola yeridir; aulot BR 56/ 36 (Araklı)
Doğu Anadolu’dan İstanbul’a hayvan sevkiyatı yapıldığı
yıllarda, bu yolu kullanan bir sürü sahibi, çayırlığı satın
alarak, bu yol-dan gelip geçen hayvanların konaklaması,
dinlenmesi için vakıf olarak yaptırmıştır S 239
<
Türkçe ağu/avu “zehir” + Türkçe ot
Kaynak:
Özhan Öztürk.
Karadeniz Ansiklopedik
Sözlük. Heyamola yayıncılık, İstanbul. 2005. ISBN:
975-6121-00-9.
|