Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 Anasayfa yap |  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 

 

 MÜZİK

 TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

 AJANDA

 

 

LİNKLER

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 

 TV SEYRET, FREE TV

karalahana karadeniz gazete, karadeniz gazetesi, karadeniz haber
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz Gazetesini okuyabilirsiniz.

Önemli linkler, gazete oku, tv seyret
 Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek, tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için önemlilinkler.com
www.onemlilinkler.com
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.

 






Yedigöller gezisi

Yedigöller gezisi

Özel Arama
 


Bir Anadolu Gezisi: Yedigöller

Ankara-İstanbul karayolunun 152. Km. Yeniçağ ve 190 . km. Bolu ilinin kuzeyinden ayrılan yollarla ulaşılır YEDİGÖLLER’e. Kış aylarında Bolu-Yeniçağ yolu genellikle kapalı olduğundan ulaşım Yeniçağ-Mengen-Yazıcık üzerinden gerçekleştirilir.

Mevsimlerin değişmesi ile, doğada yeniden yapılanma başlar. Doğadaki bu değişim her zaman mükemmellik içinde gerçekleşir. Baharla birlikte cıvıl cıvıl olan doğa, sessiz sedasız kışa hazırlanırken, kuşların neşeli kahkahaları ve derelerin coşku dolu sesleri azalır, yerini yağmurun nemine ve rüzgarın sesine bırakır. Yeşil ağaçlar kendi türlerine göre farklı renklere bürünür her sonbahar. Bu renklerle donanmış, her rengin bin bir tonuna sahip milyonlarca ağaçtan oluşan Yedigöller sonbaharda başka bir şiirsellikle kışa hazırlanır.

Doğanın mucizesi olan 2900 hektarlık alanı kaplayan Yedigöller , 1965 yılında milli park ilan edildi. Burada bulunan gölleri oluşturan faktörler; volkanik kayaçlarda oluşan sahada zaman zaman taban göçükleri, yer hareketlerine sebep olmakta, sürüklenmeye müsait arazi yapısına sahip olmasıdır. Göller kayan kütlelerin, vadilerin önlerini kapaması sonucunda suların birikmesi ile oluşmuştur. Aralarında 50-60 mt yükseklik farkı olan göllerin bazılarında dipten birbirleriyle bağlantısının olduğu bilinmektedir. Yedigöller’ e ilk girişte arabadan inip sağ ve solunuzda bulunan vadiye bakınca , bu vadinin taban çökmesi nedeniyle oluştuğunu görürsünüz. Tıpkı orman denizini andıran kayın, meşe, karaağaç, kızılağaç, karaçam, köknar, sarıçam, ıhlamur, gürgen, köknar, fındık, üvez, alıç ağaçları zengin bitki örtüsünü oluşturur.

Bu yeşil dünyaya ilkbahar yada sonbahar mevsiminde gelirseniz, size belki başka hiçbir yerde görmeniz mümkün olmayacak güzelliklerini sergiler. Yedigöller’ e inerken en iyisi arabadan inip , göllere kadar yürümektir. Bol oksijenli, temiz havada yokuş aşağı inerken, sonbahar güneşinin ağaçların üzerindeki dansını hayatınız boyunca unutamazsınız. Kapankaya manzara seyir yerine geldiğinizde karşılaştığınız manzara karşısında kendi nefesinizi bile duymazsınız. Karşıdaki dağları tamamen örten ağaçların sunduğu renk senfonisi, yeşilin, altın sarısının, kızılın, morun, kahverenginin birbiriyle uyumunu hiçbir yerde göremezsiniz. Sağ tarafınızda bulunan dağın üst kısmandan aşağıya doğru yavaş yavaş akan sisi görünce içinizden ‘’ o hayır , şimdi bu güzellikler sisle saklanacak’’ diye düşünürsünüz ama doğa sizin korkunuzu hissetmiştir sanki. Sağ tarafınızı kaplayan sis bulutları, sol tarafınızdaki dağların güzelliğine dokunmaz. Yeşil çam ağaçlarının arasında bulunan sarı, kahverengi, kırmızı, turuncu renkli ağaçların üzerine sanki birileri gökten boya dökmüştür. Uzaklarda mavi göller küçücük gözükür. Hangi ressam doğayı böyle harika renklere boyayabilir , bu muhteşem peyzajı tuval üzerine aktarabilir bilinmez. Ama bilinen bir gerçek varsa , burada duygularınız birbirine karışır, hayranlık, sevinç, şaşkınlık, mutluluk.!!!!

Yol kenarında bulunan levhanın yanındaki patikadan devam edince, Karaçam (Pinus Nigra) Anıt Ağacını görürsünüz. 500 yaşında olan anıt ağacın boyu 30 mt., çapı 1.74.mt , çevresi de 5.50 mt.’ dir.

Yedigöller’ i görebilmek, onu hissedebilmek, bu mükemmellik içinde milyonlarca ağaç ve yaprağın arasında kaybolmak. Günlük yaşamdan kopmak, bu huzur verici ortamda ayaklarınızın altında ki sarı halının üzerinde yürürken çıtırdayan dallar, çisildeyen yağmura eşlik eden ağaç okyanusunda kaybolan sadece sesini duyduğunuz kuş cıvıltılarının arasında olmak ancak Yedigöller’ de gerçekleşir. Kasım güneşi her tarafı aydınlatırken , yolun solunda bulunan ağaçların altın sarısı rengi pırıl pırıl parlarken, sağ taraftakiler kahverenginin her tonuna bürünmüştür. Zaman bir yerlere saklanmıştır. Aramanız boşunadır , geçici bir süre bulamazsınız zamanı...Aslında her şey kendi zamanını yaşar, bir çıtırtının, kuş sesinin, rüzgarın fısıltısının, yaprağın yere düşüşünün ve hatta kendi ayak sesiniz bile öylece oluşur ve kendi zamanı içinde kaybolur...

Rengarenk ağaçların hepsinde farklı bir anlam ve güzellik saklıdır. Güneşin doğayla yaptığı renk şakalarını, kuşların ve derelerin sesleri sizi çılgın şehir hayatından çok uzaklara götürür. Descartes’ in dediği gibi ‘’ tabiatın bana öğrettiği her şey bir gerçeği içerir.’’ İşte burada sadece gerçekleri yaşarsınız. Bu düşüncelerle vadinin tabanına, derinliklere yürürken henüz rüyanız bitmemiştir. Sonbaharda olağanüstü renklere bürünen doğada , göllere akan mini çağlayanların oluşturduğu sevimli göllere ulaşırken yol kenarında bulunan ağaçların köklerini görürsünüz, iki ayrı renk toprağın üzerindedir milyonlarca ağaç. Alt katman mat gridir, hemen üstünde ise koyu kahverengi yumuşak toprağı görürsünüz. Burada sık sık heyalan olduğu biliniyor. Bir hafta önce gördüğünüz ağaçların yer değiştirdiğini veya mini çağlayanların aniden ortaya çıktığını fark edince biraz telaşlanırsınız sonra her şeyi unutarak doyumsuz manzaraya dalarsınız. Büyükgöl, Küçükgöl, Deringöl, İncegöl, Nazlıgöl, Sazlıgöl, Seringöl olmak üzere yedi gölden oluşur. Hepsi ayrı güzellikte olan göllerin etrafı doğanın renk sandığının cömertliği sayesinde büyülü bir atmosfer oluşturur. Her rengin bin bir tonu göl sularına yansıyarak izlemeye doyum olmayan manzaralar sunar doğa severlere.

‘’ Şu dünya bir gelindir yeşil kızıl donanmış. Kişi yeni geline bakar bakar doyamaz’’ diyen Yunus Emre’nin dizelerini doğrularcasına.....

Dinlenmek, doğadan yararlanmak isteyen herkese değişik seçenekler hazırlamıştır Bolu ili ve çevresi. Bolu’dan 13 km. güneydeki suni olarak yapılmış set gölü olan Gölcük gölü, milli parka gelenleri ziyaretine bekler. Çam ve köknar ağaçları ile kaplı göl etrafında yapılan yürüyüş unutulmaz dakikalar oluşturur hafızalarda. Kışın kar atındaki görüntüsünü düşünmek bile heyecan vericidir. Orman Bakanlığına ait misafirhanesi ve kır gazinosu ile tıpkı Abant gölünü anımsatır.

Yedigöller Milli Park içinde avlanmak yasaktır. Zengin bitki örtüsü, kuşlar, geyik, tilki, domuz, sincap, karaca gibi yaban hayvanlarına ev sahipliği yapar. Ülkemizin ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969’da burada kuruldu. Olta balıkçılığı, kampçılık, piknik, yürüyüş, fotoğraf çekebileceğiniz milli parkta bulunan dubleks villalardan oluşan 31 yataklı dinlenme tesislerinde kalmak için Orman Bölge Md. ‘den rezervasyon yaptırmanız gerekir.

‘’ Çiçek bir şölen yaşamda Renklerin en büyük orkestrası Dursuz – duraksız çalar her insanda Sevinci, aldanıyı, ölümü ve yası.’’ Özdemir Asaf.-gezi
si
 

 Yazı : Nurperi Ünsal

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır